Home / Yazılar / Ute’den Mektup Var ! (31.08.2012)

Ute’den Mektup Var ! (31.08.2012)

Ute Handwerg

Bernstr. 4, 30175 Hannover

E-Mail: ute.handwerg@gmx.net

Çağdas Drama Derneği

Ömer Adıgüzel

Kocatepe Mah. Selanik

Cad. Mehtap Apt. 41/2

Kızılay – Ankara

Hannover, 30.08.2012

 

Sevgili Ömer,

ÇDD Ankara’nın Sevgili Yönetim Kurulu Üyeleri ve Çalışanları!

 

Sizlerin sayesinde Türkiye’de yasadığım dolu dolu zamanları simdi geride bırakmış bulunuyorum. Son aylarda Türkiye’de geçirdiğim birçok yoğun sohbet ve farklı karşılaşmalar için sizlere çok müteşekkirim.

 

 

Bu mektup aracılığı ile Çağdaş Drama Derneği (ÇDD)‘ne Türkçe öğrenme yolundaki ilk adımlarımı desteklediği için çok teşekkür etmek istiyorum. Derneğin yasal olarak bu tarzda burslar vermediğini çok iyi bildiğim için, sizlerden aldığım bu desteğin benim için çok daha büyük bir anlamı olduğunu belirtmek isterim.

 

Birkaçınızın da bildiği gibi TÖMER’deki kursum planlanandan biraz daha farklı yürüdü. Kurs grubundaki kişi sayısı çok olmasına rağmen (grubumda 15 farklı ülkeden toplamda 18 kişi vardı), Türkçe öğrenmekten çok büyük bir zevk aldım ve bu dile büyük bir ilgi duymaya başladım. İlk izlenimlerime göre zor olduğunu düşündüğüm bu dili mutlaka öğrenmek istiyorum ve Hannover’de Türkçe kurslarına devam edeceğim.

 

Önümüzdeki buluşmalarımızda Türkiye’deki ve Almanya’daki tiyatro çalışmaları hakkında sizlerle teorik tartışma yürütecek düzeye henüz gelememiş olacağım için sizlerden bu konuda bana karsı biraz sabırlı olmanızı rica ediyorum!

 

 

Türkiye’de iyi vakit geçirebilmek için yardımsever birçok kişinin desteğine ihtiyaç duyuluyor. Ben böylesi insanlarla birlikte olabildiğim için kendimi çok şanslı hissediyorum:

Bu noktada özellikle Nergis Koroğlu ve Yılmaz Erdal’a beni misafir ettikleri için, kendimi onların yanında çok iyi hissettiğimi belirterek, teşekkür etmek istiyorum. Ev ödevlerim konusundaki yardımlarını ve derin sohbetlerini özleyeceğim.

 

Ayrıca Yılmaz Erdal ve Murat Moroğlu’nun ÇDD-İstanbul’da yaptıkları atölyeyi gözlemlemenin beni oldukça zenginleştirdiğini de belirtir, bu mesleki dayanışma için teşekkürlerimi iletmek isterim.

 

Bunların dışında Christian adına da Türkiye’deki yolculuklarımızda bizlere eşlik eden ve bizleri çok güzel karşılayan arkadaşlara da teşekkür ederim. Teşekkürler; İlhan Akfırat ve Ailesi, Teşekkürler Ankara ÇDD Yönetim Kurulu, Ankara Üniversitesi’ndeki buluşma için teşekkürler Ceyhan Özer, EDERED Hazırlık Grubu, Seferihisar yolculuğundan önce yapılması gereken bir çok hazırlığa rağmen birlikte buluşmamıza vakit ayırdıkları için Özlem Gökbulut, Zeki Özen, Seyda Orhan, Murat Moroğlu, Zeynep Özge Iğdır ve Erdal İbrahim Kantarcı’ya teşekkürler. Tanıdık yüzlerle gerçekleşen bir çok karşılaşma ve yeni bir çok tanışıklık için de teşekkürler.

Bilgilendirici sohbetler için da ayrıca teşekkürler.

 

Son olarak da sevgili Ömer sana kalpten teşekkürlerimizi iletmek istiyoruz. Türkiye’nin neredeyse bütün yollarını tanıyan araban olmasaydı Seferihisar’a gidebilmemiz mümkün olmayacaktı. Ayrıca güney Ege’deki harika konaklama için de teşekkür eder, tanışıklığımızdan çok büyük mutluluk duyduğumu belirtmek isterim.

 

Seferihisar bu bağlamda güzel bir anahtar kelime oldu ve bu yolla BAG’yi temsilen EDERED buluşmasına dair bir kaç gözlemimi ve fikrimi belirtmek isterim.

 

12 farklı ülkeden çocukların katılımı ile gerçeklesen bu yılki EDERED buluşmasının son günlerini deneyimlemiş olmak benim için mesleki açıdan oldukça sevindirici oldu. ÇDD bu buluşma aracılığı ile Seferihisar’ı 14 günlüğüne de olsa harika bir Tiyatro Merkezine çevirme konusunda oldukça başarılıydı. Konuşma fırsatı bulabildiğim bütün çocuklar organizasyondan, atölyelerden, atmosferden ve birçok şeyden memnun kaldıklarını belirttiler. Ben de onlara orada ne kadar özel bir zaman geçirdiklerini özellikle belirttim.

 

„Zeitschrift für Theaterpädagogik –Korrespondenzen“ dergimizin yeni sayısında Ömer ve benim birlikte yazdığımız bir yazının Türkçe ve Almanca dillerinde yayımlanacağını da belirtmek isterim.

 

Tamda bu noktada EDERED’in üye toplantılarına (GA) dair aklıma gelen bir kaç hususa değinmek isterim.

 

Yaklaşık olarak 5 yıldan beri EDERED toplantıları sona erdikten sonraki değerlendirme toplantılarında GA bu toplanma süreçlerinin sonundaki gösterilerin sanatsal kalitesi üzerine sorular yöneltiyor ve her defasında grup içerisinde, sürecin mi yoksa süreç sonundaki gösterilerin sanatsal değerinin mi önemli olduğu tartışılıyor. Bu sorunun önemsiz olmadığını düşünsem de, tartışmanın organizasyon ve GA üyeleri tarafından sıklıkla yanlış anlaşılmalara, iritasyon ve yaralanmalara sebebiyet verecek tarzda yürütüldüğünü ve hedef odaklı olmadan, yapıcı olmayan bir tarza dönüştüğünü söylemeliyim.

 

Önümüzdeki toplanmalarımızda, tartışma kriterlerini organizatörler ve GA arasındaki çalışmaların verimini arttıracak düzeye çekebildiğimiz bir zaman dilimine ihtiyaç duyduğumuzu düşünüyorum.

 

Böylesi zamanlarda bazen başlangıca dönüp her şeyin nasıl olup bittiğine bakmak bizlere oldukça yardımcı olur. Birkaç sene öncesine kadar BAG dergisinin eki olarak yayımlanan BAGatelle’de, 1996’daki EDERED buluşması hakkında yazılmış bir yazıyla karşılaştım. O zamanlar ki bu buluşmayı Hannover‘de BAG Oyun ve Tiyatro Derneği düzenlemişti. 1987’de ilk EDERED buluşmasını gerçekleştiren Hugh Lovegrove’a Avrupa Tiyatro Atölyelerinin hedeflerinin ne olduğu konusunda bir soru sorulmuştu. Hugh “Hannoverschen Allgemeinen” gazetesi muhabirine söyle bir cevap vermişti: „Gerçek hedefimiz tamamlanmış bir sahne oyunu değil, ötekilerle gerçeklesen buluşmalardır.“

 

EDERED’in 1982’deki kurulusundan beri bir çok politik ve toplumsal değisim gerçeklesti. Örneğin 2. Dünya savasından sonra Avrupayı iki farklı politik kampa bölen „Demir Perde“ tanımlamasının yarattığı durumun önemli bir örnek olduğunu düşünüyorum. Bu blok artık 20 yıldan beri olmamasına rağmen GA üyeleri hala bu sınırlar varmış gibi davranıyor. Bu bağlamda EDERED yapılanmasına dahil edilen çok az Doğu Avrupa ülkesi var.

 

Ayrıca „Çocuğu ve Çocukluğu“ algılama biçimi de geçtiğimiz son 20 yılda oldukça değişti. Bunlar Avrupa Tiyatro Atölyeleri, EDERED’i etkileyen ve bu bağlamda önüne yeni ödevler sunan değişimler. Bu ve bunun gibi önemli sorular GA içerisinde bugüne kadar uzun vadeli bir tartışma platformu bulamadılar ve ben bunu mesleki bir eksiklik olarak değerlendiriyorum. EDERED’in ilk çıkış misyonunun, kuruluşunun ardından 30 sene geçmiş olmasına rağmen hala çok önemli ve geçerli olduğunu düşünüyor, önümüzdeki dönemlerde bu fikirlerin hayata geçirilmesi konusunda birlikte çalışabilmeyi umut ediyorum.

 

Ayrıca sevgili Ömer senin EDERED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığına seçilmiş olmana da çok sevindiğimi belirtmek isterim. Bu bağlamda önümüzdeki günlerde yürüteceğimiz çalışmalarımızda bizlere, hedeflerimize birlikte ulaşabilmemiz için güzel bir birliktelik diliyorum.

 

Ayrıca Özlem Gökbulut’a, orada harika işler başaran 70 kadar gönüllü çalışana ve sürece yaptıkları değerli katkılarından dolayı atölye yürütücülerine gösteri akşamı teşekkür edilmemiş olmasını bir eksiklik olarak görüyorum. Bu kişilerin yaptıkları içeriksel ve lojistik katkıların ve gösterdikleri sivil dayanışmanın alkışlanarak görünür kılınmasını çok isterdim. Seferihisar Belediye Başkanı konuşmasında bunu çok güzel özetledi: EDERED buluşmasına katılan bir çok çocuk bu güzel buluşmayı uzun zaman kalplerinde taşıyacaklar, belki de bu anılar onlara bir ömür boyu eşlik edecek.

Bunun için hepinize tekrar içten teşekkürlerimizi iletmek istiyoruz.

 

Son olarak da bundan sonraki Türkiye ve Almanya’da gerçekleştireceğimiz çalışmalarımızın, mesleki alanda yapacağımız değişimlerin ve kişisel dostluğumuzun beni çok sevindirdiğini de belirtmek isterim.

 

Kalpten selamlar

 

Sizin Ute Handwerg‘iniz

About admin

Scroll To Top