Home / Özel Konulu Atölyeler / YARATICI DRAMANIN BİR YÖNTEM OLARAK REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMA HİZMETLERİNDE KULLANILMASI-FEVZİ BAKIR

YARATICI DRAMANIN BİR YÖNTEM OLARAK REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMA HİZMETLERİNDE KULLANILMASI-FEVZİ BAKIR

Projenin başlığı / adı: Yaratıcı Drama”nın Bir Yöntem Olarak Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Hizmetlerinde Kullanılması ( Meslek Rehberliği ).

Projenin Uygulayıcısı: Fevzi BAKIR

Projenin konusu: Mesleki rehberlik çalışmalarında yaratıcı dramanın bir öğretim yöntemi      olarak nasıl kullanılabileceği  konusunda atölye çalışması.

Projenin özeti:
San’ın da belirttiği gibi, “Eğitimin başlıca amaçlarından olan yeni kuşakların toplum yaşamında yerlerini almak üzere hazırlanmaları ve bunun için gerekli bilgi, beceri ve davranışları geliştirmeleri, kazanmaları eğitimde drama çalışmalarında da başlıca amaçtır”
Eğitimde sözel ve sembolik ağırlıklı öğretimin yerini görsel ve yaşantılara dayalı öğretim almaktadır. Çünkü bireyde kalıcı öğrenmenin olabilmesi için etkin katılım gerekmektedir. Sözel ağırlıklı öğretimde %10 olan hatırlama ve kalıcılık görselde %30, yaşantılara dayalı öğretimde %90’a ulaşmaktadır. Bu gerçeğin insanlığın kültürel mirası olarak benimsenmesi gerektiğini eski Çin atasözü de göstermektedir; “Duyarsam unuturum, görürsem hatırlarım, yaparsam anlar ve öğrenirim”
“Oyun oynamak çocuklar için yaşamlarındaki en değerli şeydir. Çocuklar oyun oynayarak; sosyal ilişkileri geliştirmeyi, insanlarla iletişim kurabilmeyi, kendilerini tanımayı, yani yaşamı öğrenirler”
Yukarıdaki genel ilkeler göz önüne alındığında artık meslek rehberliğinin sadece klasik yöntemlerle (sözel ağırlıklı) yapılmasının uygunluğunun olmadığı görülecektir. Hem evrensel, hem de ülkeler bağlamında yetişmiş ve eğitimli insan kaynağı en önemli amaç olmuştur. Bu bağlamda artık gerek bireysel, gerekse gruplarla yapılan çalışmalarda tüm gelişime yönelik ve kalıcı öğrenmeyi artıracak yöntem ve tekniklerin kullanılması gerekli ve zorunludur.
Bu iki alanın bir arada kullanılabilmesine olanak veren altyapı, her iki alanda da mevcuttur. Şöyle ki, her iki alan da gönüllülük ilkesini temel alır, her iki alan da grup etkileşimini önemser, özellikle drama çalışmaları için bu olmazsa olmaz bir kuraldır, her iki alan da öğrenmedeki temel kurallardan olan yaparak, yaşayarak ilkesinin öğrenmedeki kalıcılığı artırdığını alan olarak benimser. En önemlisi de her iki alan katılımcılara kendileri ve çevreleri hakkında doğru karar verme becerileri geliştirmelerine yardımcı olur. Bu doğrultuda da bundan sonra gidecekleri ya da gidebilecekleri kurumları daha yakından bilerek seçmeleri ve bunlarla ilgili sağlıklı bilgi edinmeleri temel bir amaçtır.

About admin

Scroll To Top